2005 KAZILARI

SOLI/POMPEIOPOLIS 2005 KAZILARI *

 

Soli Pompeiopolis Antik Liman Kenti 2005 sezonunda kazılar, önceki yıllarda olduğu gibi iki bölgede sürdürülmüştür.

 

A)    SÜTUNLU CADDE

 

2005 yılı Soli/Pompeiopolis Antik Liman Kenti kazılarında 2000, 2003 ve 2004 sezonlarında kazısı yapılan ve sütunlu caddenin ortasında yer alan C43, C42, C41, C40 ve B41 açmalarının temizlik çalışmaları ile başlanmıştır. Bu alanlarda geçen yıllarda yapılan kazı çalışmaları sırasında ele geçen heykellere ve figürlü sütun başlıklarına ait parçaların bulunması ve mimari kontekstin araştırılması planlanmıştı. 2000 yılı kazı çalışmalarında ayrıca yüzey toprağı kaldırılan B-C-D 44-45-46 açmalarının kuzeyinde sütunlu caddenin orijinal tabanını bulmak amacıyla C 47 ve B 47 açmalarında da yüzey toprağı kaldırılmıştır. Temizlik çalışmalarının ardından ilerleyen yıllarda yapılması planlanan restorasyon çalışmaları için bir ön çalışma niteliğinde 2003-2004 kazı sezonlarında kazılan C 43-42-41-40 açmalarının batısındaki B42-41-40-39 plan karelerinde kazı çalışmaları sürdürülmüştür. C 43-42-41 açmalarının doğu kesitine yakın bölümde, sütunlu caddenin orijinal blokajının tahribi nedeniyle bu plan karelere oranla daha iyi korunduğu gözlenen C29-28, B29-28 plan karelerinde kazı çalışmaları yürütülmüş ve kazının ikinci onbeş günlük diliminde bu alanlarda sütunlu caddenin özgün taban blokajına ulaşılmıştır.

 

 

 Sütunlu caddenin doğu portikosunun mimari yapılanmasını anlayabilmek için de E41 ve F41 plan karelerinde temizlik çalışmaları yapılmıştır. Her iki plan karede Bizans dönemi mekan içinde genel olarak iyi korunduğu gözlenen ve VI. yüzyılın ilk çeyreğine tarihlenen bir mermer döşeme (opus sectile marmoreum) bulunmuştur.

 

 

 Çalışmalar sonucunda, sütunlu caddenin deprem öncesi son hali saptanmış (525) böylece Pompeiopolis’in Bizans Dönemi ile ilgili ilk kez bir kontekst açığa çıkarılmıştır.

 

Pompeiopolis E41-F41 opus sectile’sinin tümü geometrik bezemelidir. Kare ve altıgen formun türevlerini oluşturur. Altıgen formdakilerin araları eşkenar dörtgen ve üçgenlerle doldurulmuştur. Bazı örneklerde, iç içe geçmiş altıgenler dikkati çekmektedir. Bu durumdaki örneklerde, ara taşı elips ve ona bitişen eşkenar dörtgen biçimindedir. Araları üçgenle doldurulmuş altıgenler ise ara taşının farklı (mavi) kullanılması ile altı köşeli yıldız görünümündedir. Süsleme öğesi olarak iki farklı renk görülür. Bunlardan mavi renk azınlıkta, beyaz ise çoğunluktadır. İşçiliği özenlidir, dikdörtgen ya da kare çerçeveli panolardan oluşur. Opus sectile döşemeli mekan (ya da mekanlar?) sütunlu caddenin doğu sütun sırasına bitişiktir olasılıkla dükkan olarak kullanılan bu mekan(lar)dan sütunlu caddeye basamaklarla inilmektedir. Geç V. yüzyıldan VI. yüzyılın son çeyreğine değin artarak belirgin bir ivme gösterip, yaygın olarak kullanılan ve döşeme mozaiğinin yerini alan opus sectile döşeme biçimi Soli/Pompeiopolis’te  bölgesel bir stil özelliği göstermektedir.

 

  

B40 plan karesinde temizlik çalışmalarında Roma Dönemi dağınık mimari parçaların yanı sıra mimari mermer bir heykel kol(yarım) ve el parçası, bir heykel parçası, üç adet taş ağırlık;  B42 plan karesinde 3 adet bronz sikke, bir adet bronz ok ucu, bir adet pişmiş toprak kandil, bir adet pişmiş toprak ağırşak ve bir adet iki çatallı demir mızrak ucu, C39 plan karesinde bir adet figürlü sütun başlığına ait figür (portre) parçası ve iki adet bronz sikke açığa çıkarılmıştır. Sikkeler korozyon nedeniyle okunamaz durumdadır.

 

 

 

 

B)    SOLI HÖYÜK

 

Soli Höyük’te 2005 kazı sezonunda G7, G8, H8, E6 ve E7 plan karelerinde çalışmalar sürdürülmüştür. G7, G8, H8 açmalarında kazılar: önceki yıllarda açığa çıkarılan Hitit stratigrafisi ve mimarisini; E6 ve E7 açmalarında ise, İ.Ö. I. Bin Grek kolonizasyon dönemini araştırmak ve bu dönemde Kilikia ile olan ilişkileri saptamak üzere başlatılmıştır. Söz konusu plan karelerdeki mimari kalıntılar, kesintili temel duvarları ve bir bütünlük göstermeyen sıkıştırılmış birkaç kireç taban dışında oldukça tahrip olmuştur. Tahribata başlıca nedenleri, Soli Höyük’ün batı yamacına yaslanan Roma tiyatrosu ve yine aynı döneme ait çeşitli yönlerde savunma amaçlı kulelerin inşası olduğu anlaşılmıştır. Kuleler, yalnızca birkaç dizisi kalmış platformlar biçimindedir. Bu platformlara bitişik düzende örülmüş kuru örgü teras duvarları labirent biçiminde bu platformları kimi zaman içeride kimi zaman da dışarıda bırakmaktadırlar. Bu düzen höyüğün doğu yamacında Hitit tabakalarına dek inmekte ve teraslarda yalnızca temelleri kalmış mimari bir tabaka oluşturmaktadır. H8, H9 Hitit tabakalarında büyük bir tahribata neden olmuştur.

 

Yukarıdaki açmalarda açığa çıkarılan önemli buluntular arasında:

 

Helenistik Dönem: Megara kasesi gövde parçaları (H8); Firnisli kase (G7); Geç Helenistik-Erken Roma dönemi bir kandil (H8)  Helenistik Dönem unguentarium dip parçası (H8); piramidal ağırşak(G7); mühür baskılı kulp (Rhodos) (H8);

 

                               

Arkaik Dönem’e ait pişmiş toprak üzerinde kabartmalı ve kırmızı boyalı arslan kuyruğu motifi (H8); sfenks betimlemeleri bulunan mimari levha parçaları (G7);

 

 

İ.Ö. VIII-VII. yy. ait Kıbrıs tipi beyaz zemin üzerine mor boyalı kafes bezemeli gövde parçaları(G7/H8);

 

M.Ö. VII. yüzyıla ait Ionia kasesi ağız parçası ve “Yaban Keçisi Stili” kap parçaları (G7);

 

 

İ.Ö. VII.-VI. yüzyıl Kıbrıs beyaz astar üzerine siyah gamalı haç ve şevron motifleri ile bezenmiş “White Painted IV” kapalı kap gövde parçaları (E7);

 

İ.Ö. VI. yüzyıl dalga (wave line) bezemeli kaplar (E7);

 

Geç - Orta Demir Dönemi’ne ait iç içe daire bezemeli ve yatay şerit bulunan gövde parçaları (G7,  H8) bulunmaktadır.

 

G8 açmasının en önemli buluntuları arasında (15.88), açmanın güney kesitine yakın platform kesiti altında biri tek kulplu, bezemesiz tam küçük testi ve yanında bulunan diğeri üstündeki dere taşı nedeniyle kırık halde toprağa dikey olarak saplanmış olan tek kulplu, Geç Tunç Çağı’nda yaygın bir tip olan RLWM perdahlı ve bezemesiz Hitit Dönemi büyük bir matara (İ.Ö. XIII. yüzyıl) bulunmaktadır. Bu buluntular, Soli’nin stratigrafisi ile ilgili önemli ayrıntılar vermiş ve sonuçlarına ilişkin sunulan bildiri yayına verilmiştir.

 

 

C)    DEPO ÇALIŞMALARI

  

2002-2004 G9, F9 ve E9 plan karelerinde Hitit İmparatorluk Dönemi kültür katlarında bulunan kaba tek renkli mutfak kaplarının restorasyonu, konservasyonu, çizimleri yapılmış, fotoğrafları çekilmiştir. Bunların içinde İ.Ö. XIV. yüzyıla ait üzeri kuş ayağı biçiminde yivlenerek işaretlenmiş büyük tabaklardan birisi (drab ware) dikkat çekicidir.

 

 

 

Bu tür kaplar seri ve standart bir üretimle ilişkili olarak Hitit İmparatorluk sınırları içinde yaygın olarak görülmektedir. Olasılıkla merkezi-yerel bir üretim biçimini belgelemektedir. İlgi çekici bir diğer örnek de kulpunda kent beyi Targasna’ya ait hieroglifli mühür baskısı bulunan bir kaptır. G9 açmasında açığa çıkan mutfak kaplarından birinin kulpunda bulunan mühür baskısı, Soli'nin M.Ö. II. bindeki yani Hitit İmparatorluk dönemindeki yöneticileri ile ilgili önemli ipucudur. İ.Ö. XIV. yüzyılın ilk yarısına tarihlenen mühür baskısı, şehir beyi Targasna'ya ait. Bu kent beyi belli olsaydı bir Kizzuwatna şehri olan Soli'nin belki de M.Ö. II. bindeki adı aydınlığa kavuşacaktı. Targasna, İ.Ö. XIV ve XIII. yüzyıl kişi adlarına (onomastik) ilişkin bir kanıt olarak önem taşımaktadır.

 

 

 

 


 

*Doç. Dr. Remzi Yağcı, Dokuz Eylül Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, Tınaztepe Yerleşkesi, Buca/İZMİR, remzi.yagci@deu.edu.tr

 

PDF olarak görüntülemek için tıklayınız.


 1348138935.pdf